Kamulaştırmasız el atma, devlet organlarının kamulaştırma usullerine uygun hareket etmeksizin özel şahsa ait mülkiyet üzerinde tasarrufta bulunması olarak tanımlanabilir. Buna göre örneğin belediyenin, taşınmaz üzerinden yol geçmesi, yine belediyenin imar planında taşınmazı okul yeri olarak göstermesi, ya da örneğin idarenin taşınmaz üzerine kalıcı nitelikte moloz dökmesi hallerinde kamulaştırmasız el atmadan bahsedilir.
Kamulaştırmasız el atma hukuki el atma ve fiili el atma olarak ikiye ayrılır. Fiili el atma, idarenin eylemleriyle taşınmaz üzerine doğrudan fiili bir kısıtlamadan ibarettir. Örneğin taşınmaz üzerinden kanal geçirilmesi, taşınmaz üzerine tesis inşa edilmesi kamulaştırma usulüne uygun değilse fiili el atmadan bahsedilir. Hukuki el atma ise idarenin fiilen hiçbir eylemde bulunmadan, idari işlemlerle taşınmaz mülkiyetinin tasarruf yetkisini kısıtlamasıdır. Örneğin imar planı üzerinde okul alanı, park alanı gibi ayrıldığı halde taşınmazın kamulaştırılmaması bu kapsamdadır.
Kamulaştırmasız el atma davasıyla birlikte idarenin sebebiyet verdiği bütün zararlar idareden talep edilebilir. Ayrıca el atmanın önlenmesi davası da açılarak, idarenin zarar vermesinin önüne geçilir.
Fiili El Atma Nedir?
Fiili el atma yukarıda da ifade edildiği üzere, taşınmaz üzerine idarece idari eylemlerle yapılan müdahalelerdir. Fiili el atma yine bedelsiz olarak, herhangi bir hukuki sebebe dayanmaksızın yapılır. Fiili el atma kimi zaman idarenin kastı olmadan, tamamıyla ihmal sonucu ortaya çıkan bir hal de olabilir. Örneğin yolun kamulaştırma sınırlarını aşarak yan tarlaya taşması halinde yine kamulaştırmasız el atma söz konusudur. Bu durumda örneğin 1000 m2’lik arazinin 50 m2’si işgal edilirse, fiili el atmadan bahsedilir ve anılan oranda tazminat talep edilebilir.
Hukuki El Atma Nedir?
Hukuki el atma ise taşınmaz üzerine fiili bir işgalde bulunmaksızın hukuki olarak taşınmazın tasarruf yetkisinin idarece kısıtlanması olarak ifade edilebilir. Bu durumda görünürde taşınmaz üzerinde herhangi bir kısıtlama yoktur. Ancak malik, örneğin mülkiyeti devretmek istediği zaman idarenin hukuki işlemi ile karşı karşıya kalarak mülkiyeti devir hakkını kullanamaz.
Hukuki el atmada fiili el atmadan farklı olarak, imar planına alınan taşınmazın 5 yıl boyunca kamulaştırılmamış olması gerekir. Örneğin 2013 yılında imar planında okul alanı olarak gösterilen ve 2015 yılında kamulaştırılan taşınmaz için kamulaştırmasız el atma davası açılması mümkün değildir. Bu durumda somut şartlara göre kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası açılabilir.
Kamulaştırmasız El Atma Davasında Müdahalenin Meni ve İdare Adına Tescil
Müdahalenin Meni: Müdahalenin meni, kamulaştırmasız el atmanın durdurulması anlamını taşır. Buna göre imar planının eski hale getirilmesi yahut taşınmaz üzerine yapılan fiili müdahalenin sonlandırılması talep edilebilir. Kamulaştırmasız el atma davalarında genellikle müdahalenin meni ile birlikte tazminat davası açılmaktadır. Müdahalenin menine karar verilmesi halinde; eski hale getirme bedeli ve ecrimisil tazminatına hükmedilir. Müdahalenin menine karar verilebilmesi için en temel şart, eski hale getirme bedelinin taşınmazın değerinden daha düşük olmasıdır.
İdare Adına Tescil: Şayet müdahalenin menine karar verilmez ise taşınmazın idare adına tescili söz konusu olacaktır. Bu durumda eski hale getirme bedeli istenemez ancak taşınmaz idare adına tescil edileceği için rayiç değeri davalı idareden alınarak davacı idareye verilir. Bu durumda idare bir nevi kamulaştırmaya zorlanmış olur.
Uygulamada kimi zaman müdahalenin meni veya idare adına tescil kararı verilmediği görülmektedir. Örneğin 2015 yılında açılan kamulaştırmasız el atma davası nedeniyle tazminata hükmedilir ancak kamulaştırmasız el atmanın hukuki geleceği açısından herhangi bir karar verilmez. Bu durumda dava konusu edilmeyen yeni dönemler için yeniden kamulaştırmasız el atma davası açılabilir.
Kamulaştırmasız El Atma Nedeniyle Tazminat Davası
Kamulaştırmasız el atma nedeniyle her şeyden önce tazminat davası açılarak, mülkiyet sahibinin kısıtlanan yetkileri nedeniyle uğradığı zararlar talep edilir. Bu zararların başında el atma süresi de dikkate alınarak, taşınmazı kullanamamanın bedeli gelir. Bununla birlikte eski hale getirme giderleri de tazminat davasının konusunu oluşturabilir. Örneğin kamulaştırma işlemi olmaksızın araziden yol geçirilmesi halinde; hem yol geçirilen kısmın kullanılmamasından doğan zararlar hem de yolun araziden kaldırılarak arazinin eski hale getirilmesi giderleri tazminat davasının konusunu oluşturur.
Yine özellikle arazinin imar planında okul yeri olarak gösterilmesi de hukuki el atma niteliğinde olup kamulaştırmasız el atma davasının konusunu oluşturur. Bu durumda eski hale getirme bedelinin talep edilmesi mümkün değildir. Ancak mahkemeden idareyi eski hale getirmeye, daha doğrusu el atmanın önlenmesine zorlaması istenebilir.
Kamulaştırmasız El Atma Nedeniyle Ecrimisil Tazminatı
Ecrimisil, haksız işgal tazminatı olarak tanımlanmaktadır. Buna göre ecrimisil tazminatı, malik olmayan kötü niyetli zilyetin, taşınmazı kullandığı sürelerin karşılığı olarak malike ödemekle yükümlü olduğu bedeldir. Kabaca tabirle, geçmişe yönelik kira bedellerinin istenmesi olarak düşünülebilir. İdarenin kamulaştırmasız el atması da hiç şüphesiz ecrimisil tazminatını gündeme getirir. Bu durumda idareden, geçmişe dönük olarak taşınmazı kullandığı oranda ve taşınmazdan elde ettiği hakkın karşılığı olarak ecrimisil tazminatı talep edilebilir.
Ecrimisil tazminatı davasının zamanaşımı süresi 5 yıldır. Bu nedenle yalnız geriye dönük olarak 5 yıllık ecrimisil tazminatı istenebilir. Zira daha eski dönemler için dava tarihinde 5 yıllık zamanaşımı süresi dolmuş olacaktır. Ayrıca önemle belirtmeliyiz ki, 5 yıllık süre hak düşürücü süre olmayıp zamanaşımı süresi niteliğinde olduğundan mahkemece re’sen dikkate alınmaz.
Kamulaştırmasız El Atma Nedeniyle Tazminat Davasında Görevli Mahkeme
Kamulaştırmasız el atma davalarında genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemeleri görevlidir. Ancak hukuki el atmada, adli yargı yerine idari yargının görevli olduğu ve bu nedenle İdare Mahkemelerinde görülmesi gerektiği ifade edilmektedir.
Kamulaştırmasız El Atma Davasında Yetkili Mahkeme
Kamulaştırmasız el atma davaları taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde görülür.
Kamulaştırmasız El Atma Davalarında Zamanaşımı Süresi
Kamulaştırmasız el atma davalarında genel bir zamanaşımı süresi söz konusu değildir. Daha önce var olan 20 yıllık hak düşürücü süre Anayasa Mahkemesi’nin 2002/112 Esas 2003/33 karar sayılı ilamı ile kaldırılmıştır. Ancak önemle ifade edilmelidir ki, kamulaştırmasız el atma davalarında önemli bir tazminat kalemi olan ecrimisil talepleri 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Bu nedenle kamulaştırmasız el atma davalarında özellikle ecrimisil talepleri bakımından 5 yıllık süreye dikkat edilerek hareket edilmesi gerekir.
Kamulaştırmasız El Atma Davalarında Faiz Oranı
Kamulaştırmasız el atma davalarında bir diğer önemli husus, alacaklara uygulanacak faiz oranıdır. Uygulamada kimi zaman alacak davasının yasal faiz oranına göre açıldığı görülmektedir. Hukuk yargılamalarında mahkeme taleple bağlı olduğu için yasal faizden fazlasına hüküm veremeyeceğinden, davacının hak kaybı ortaya çıkabilir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 2011/5396 Esas sayılı ilamında (ve Anayasa’nın 46/son fıkrasında) da ifade edildiği üzere kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanacaktır.
Sonuç
Yukarıda ifade edildiği üzere kamulaştırmasız el atma davalarında pek çok yönden farklı ihtimaller söz konusu olup tazminat türleri ve tazminat miktarları somut olayın özelliklerine göre değişmektedir. Dolayısıyla dava açılmadan önce mutlaka alanında uzman bir avukat yardımıyla hukuki süreç takip edilmeli, olası hak kayıplarının önüne geçilmelidir.
Av. Mücahit Kaynarca